Pasiad

 
 

 



 
 
 
 
ÜLKELER Ülkeler-2 Pakistan
 
 

Pakistan

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

1
2
3
4
5

Genel Bilgiler

Başkent : Islamabad
Nüfus : 176,242,949
Yüzölçüm : 803,940 km²
Dili : İngilizce Urduca
Din :İslam
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla : 475.6 milyar$
Kişi Başına Milli Gelir : 3,004.5 $
Para Birimi : Pakistan Rupisi
Saat Dilimi : GMT+5, TSİ+3
Telefon Kodu : 92
Pakistan Ankara Büyükelçiliği :
İran Caddesi No:37, 06700 G.O.P., Ankara
Telefon:4271410–13
Faks:4671023
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir and Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Çalışma Saatleri: 08:30-17:00
İslamabad Türkiye Büyükelçiliği
İSLAMABAD BÜYÜKELÇİLİĞİ
STREET 1,DIPLOMATIC ENCLAVE, ISLAMABAD/PAKISTAN
Telefon:009251-2088800
Faks : 00 92 51 - 208 88 88

Yönetim

Mahallî idâre bakımından Pakistan Federal başşehirli 4 bölgeye ve kabile sahalarına ayrılmıştır. 14 Ağustos 1947’de bağımsızlığını kazanmış olan Pakistan esas olarak bir Federal İslâm Cumhûriyetidir. İki meclisli bir senatosu bulunur. Federal yasama yetkisi Millî Meclis ve Senato’nun elindedir. Millî Meclis doğrudan halk tarafından seçilen 237 üyeden meydana gelir. 87 sandalyeli Senato’nun üyelerini ise eyâlet meclisleri seçer. İki meclis ve eyâlet meclislerinin 5 senelik bir dönem için birlikte seçtiği Cumhurbaşkanı aynı zamanda Silahlı Kuvvetler Başkomutanıdır. Geniş yetkilere sâhiptir.

Tarih

Müslümanlığın Güney Asya 'da kitlesel yayılışı 11. yüzyılda Gazne İmparatorluğu nun kurulması ile başlamıştır. 1000-1026 yıllarında Pencapa yaptığı akınlarla İslamiyeti Alt-kıtaya sokan Gazneli Mahmud döneminde özellikle Sufi düşüncesine bağlı İslam bilginleri bölgede İslamiyetin yayılmasında etkili olmuşlardır. Alt-kıtadaki Moğol İmparatorluğu nun kurucusu Babür Şah 1526'da Delhi yakınlarında Penipat'da Delhi Sultanlığının son yöneticisi İbrahim Lodi'yi yenerek Delhi Sultanlığına son vermiştir. 17. yüzyıldan itibaren İngilizler bölgeye öncelikle Doğu Hindistan Şirketi (East Indian Company) aracılığıyla girmeye başlamışlardır. Şirket ilk fabrikasını 1612 yılında açmıştır. 1858-1859 yıllarında ilk bağımsızlık savaşı olarak da tanımlanan geniş çaplı bir ayaklanma şirketin yönetimindeki toprakların İngiliz Krallığına geçmesi ile sonuçlanmıştır. 1858 yılında İngiliz Parlamentosu Hindistan 'ı İngiliz Krallığına dahil etmiştir. Sir Sayyid Ahmad Khan Aga Khan gibi liderlerin öncülüğünde Hint Müslümanları 1906 yılında "Tüm Hindistan Müslüman Ligi" (All Indian Muslim League) Partisini kurmuşlardır. Müslüman Ligi'nin Mohammed Ali Cinnah'ın başkanlığındaki 23 Mart 1940 tarihli oturumunda Hindistan'ın Müslümanlar ve Gayrimüslimler arasında bölünmesi kararı alınmıştır. 23 Mart halen Pakistan'da "Pakistan Günü" olarak kutlanmaktadır. 14 Ağustos 1947 yılında Mohammed Ali Cinnah Pakistan Genel Valisi olmuş ve Pakistan bağımsızlığını kazanmıştır. Bilahare milyonlarca Müslüman Hindu ve Sih'in karşılıklı göçü başlamış toplam 12 milyon civarında kişi sınırın iki tarafında yer değiştirmiştir.

Coğrafya

 

GüneyAsya’da yeralan Pakistan yaklaşık olarak 803.943 km2lik bir yüzölçüme sâhiptir. Normal olarak dört ana bölgeye ayrılır; Pencab Sind Belucistan ve Kuzeybatı Sınır Bölgesi.

Pakistan’ın büyük bir bölümü dağlık arâzidir. Kuzeydeki dağlar oldukça yüksek ve karlıdır. 7700 m yükseklikteki Tiriş Mir Dağı ülkenin en yüksek noktasıdır. Batı bölgeler İran Yaylasının bir devamı olup bir seri yayla ile doludur. Bölgenin etrafı dağlarla çevrili durumdadır. İran Yaylası çoğunlukla çıplak ve kurak bazı bölgeler ise sulaktır. Pakistan fizikî yapısı içinde en önemli göze çarpan husus İndus Nehridir. Pakistan’ın ikinci çölü Pencab bölgesindeki Tar Çölüdür. Pakistan’ın kuzey dağlarının tamâmı ormanlık bir arâzidir.

 

İklim

 

Pakistan iklimi umûmiyetle sıcak ve kuraktır. Fakat çoğu yerde hava sıcaklığı geniş ölçüde değişmektedir. Dağlarda sıcaklık yüksekliğe bağlı olarak değişir. Dolayısıyla bütün Pakistan’da bölgeler kutup iklimi veya aşırı sıcak iklim arasında değişebilen iklime sâhiptir. Yaylalarda ise hava sıcaklığı mevsimden mevsime çeşitli farklılıklar gösterir. Haziran ayında hemen hemen 46°C’yi bulan hava sıcaklığı ocak-şubat aylarında 4°C’ye kadar inebilir.

Kuzey bölgeler çoğunlukla yağış alan sahalardır. Dolayısıyla Himalayalar bölgesinin güneyinde ormanlık alanlar mevcuttur. Batı Pakistan ise umûmiyetle yeşil alanlarla doludur. Güneyde Makran kıyı bölgesi Karaçi ve Haydarabad Okyanus iklimi tesiri altındadır.

 

Etnik Yapı

 

Pakistan yaklaşık olarak 176.242.429 nüfûsa sâhiptir. Yıllık nüfus artış oranı ortalama olarak % 3 dolaylarındadır. Nüfus yoğunluğu ise 148 civârındadır (1993).

Pakistan nüfûsunu umûmiyetle Pencablılar meydana getirir. Nüfûsun üçte ikisine yakın bir bölümünü teşkil ederler.

Pencablı Pakistanlılar nüfusun % 66’sını meydana getirirken geri kalan nüfusu Puştular (İranlılar) Sindliler Urdular ve Beluciler teşkil etmektedir. Bunlardan en kalabalık olanı Sindliler nüfusun % 13’ünü ve diğerleri de sırasıyla İranlılar % 8’ini Urdular % 75’ini ve Beluciler % 25’ini meydana getirirler. Çok az sayıda diğer küçük gruplar da mevcuttur. Sovyet işgâlinden sonra 15 milyona yakın Afganistanlı mülteci Pakistan’a göç etmiştir. Bunların büyük kısmı hâlâ Pakistan’da yaşamaktadır.

Nüfûsun % 70’i kırlık sahalarda ve % 30 kadarı da şehirlerde yaşar. Başşehir İslâmabad yaklaşık 250.000 nüfûsa sâhiptir. Şehir Himalaya Dağlarının yeşil tepeleriyle çevrilidir. Deniz seviyesinden yaklaşık 600 m yukardadır. Pakistan’ın diğer büyük şehirleri Karaçi Lahor Ravalpindi Haydarabad Multan ve Peşaver olup hepsi İslâmabad’dan daha kalabalık nüfûsa sâhiptir. Karaçi Pakistan’ın en büyük ve en gelişmiş şehri olup nüfûsu 5.208.132’dir. Milletlerarası havaalanı mevcuttur. Ülkenin eğitim ve öğretim sahasında önde gelen şehirlerinden biridir. Karaçi’nin kuzeyinde yer alan Haydarabad diğer bir gelişmiş şehir olup özellikle kutu tipi binâlarıyla dikkati çeker. Pencab bölgesinin başşehri durumundaki Lahor bir endüstri ve ticâret merkezidir.

 

Dil

Pakistan halkı umûmiyetle Urdu dilini konuşur. Urdu dili Osmanlı idâresinin Asya’ya yayılması sıralarından îtibâren buralarda teşekkül etmiştir. Osmanlı ordusu bölgeye geldiğinde Osmanlıca konuşurdu. Bölge halkı askerin konuşmasına ordu dili dedi ve dilin ismi biraz daha değişerek bugünkü adını aldı. Pakistan uzun yıllar İngiltere zulmü altında kaldı. Bütün devlet dâirelerinde ve hükümet işlerinde Hindistan’da olduğu gibi İngilizce kullanılırdı. Bu yüzden İngilizce resmî dil hâline gelmiştir. Halkın çoğu İngilizce bilmektedir.

Din

Pakistan halkının % 99’una yakın bir bölümü Müslümandır. Pakistan Hindistan’da yaşamış ve zamanla güçlenmiş olan Müslümanların Hindistan’dan ayrılarak kurdukları bir devlettir. Ülke hayâtına her bakımdan İslâmiyet hâkimdir.

Ekonomi

 

Pakistan ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanır. Halkın yarıdan fazlası tarımla uğraşır. Ekili alanların yaklaşık % 50’si pirinç ve buğdaydır. Bunlardan başka yetişen diğer tarım ürünleri arpa mısır darı pamuk lifi ve pamuktur. Pakistan’ın en çok gelir getiren kıymetli ürünü Jüt’tür. Çay tütün şekerkamışı meyve ve sebze de yetiştirilmektedir. Tarım ürünlerinin memleket ekonomisine olan katkısı % 30 dolaylarındadır.

Pakistan endüstrisi orta seviyede olup son zamanlarda gelişme içerisine girmiştir. En önemli endüstri dalı tekstildir. Özellikle pamuklu mâmüller önemli gelir kaynağıdır. Jüt îmâlâtçılığı ise yüksek bir seviyededir. Diğer endüstri kolları; kâğıt kereste çimento kauçuk kimyevî maddeler gübre şeker sigara gıdâ maddeleri ve eczâcılık ürünleridir.

Endüstrinin ve sanâyinin gelişmesine hiç şüphesiz yeni bulunan tabiî gaz sebep olmuştur. Diğer yeraltı kaynaklarından kömür krom ve demir endüstri için önemli mâdenlerdir. Tuz alçıtaşı ve kireçtaşı ülkenin diğer minerallerini meydana getirir. Çalışan nüfûsun yaklaşık % 16’sı endüstri ve sanâyi alanında istihdam edilmektedir. İhrâcât hacmi ithâlâtının üçte ikisine yaklaşmıştır. Daha çok Suudi Arabistan Japonya ABD Kuveyt Çin ve Türkiye ile yapmaktadır. Dışarıya pamuk ve pamuklu mâmüller yünlü kumaşlar pirinç kürk deri ve kimyevî maddeler satılmaktadır. Son zamanlarda AT ülkeleri Körfez ülkeleri Almanya ve Endonezya ile ticârî münâsebetleri artmıştır.

Pakistan dünyâ ülkeleri arasında ekonomik bakımdan 137’nci sırayı işgâl eder. Ekonomik büyüme hızı % 2’nin üstüne çıkmıştır. Turizm Pakistan’ın önemli bir gelir kaynağıdır. Ülkenin demiryolu ve karayolu ulaştırma sistemi orta seviyededir. Hava yolu ulaştırması ise oldukça gelişmiş durumdadır.

Pakistan atom reaktörlerine sâhip ülkelerden biridir. Yabancı milletlerin yardımı olmadan yaptığı reaktör 1962 yılında işlemeye başladı.

Ulaşım daha çok karayoluna dayanır. Karaçi’den çıkan ana kara ve demiryolları Lahor ve Ravalpindi üzerinden Peşaver’e uzanır. Karayolları 110.128 km demiryolları ise 12.620 km uzunluğa ulaşmıştır. Önemli hava alanları Lahor Revalpindi Peşaver ve Karaçi’dedir. Karaçi aynı zamanda önemli bir liman şehridir.

 

Mutfak

Altkıta'nın en zengin ve lezzetli mutfaklarından biri olan Pakistan Mutfağı, Hint Mutfağı ile çok benzerlik gösterir ve Altkıta Mutfağı'nın tüm özelliklerini taşır.
Pakistan'da günde üç öğün yemek yenir. Şehirde, sabah kahvaltısında genellikle "Continental Breakfast" dediğimiz, ekmek, tereyağı, reçel ve bazen de yumurtadan oluşan kahvaltı yapılır. Öğleden sonra ve akşam ise geleneksel Pakistan yemekleri yenir.
Kırsal kesimde ve Pakistan'ın bazı bölgelerinde bu durum çok farklıdır. Kahvaltı ana öğündür. Bu kesimde kahvaltıda Lassi denilen ayran, taze yapılarak hemen içilir ve yanında "Chapati" (çapati) dediğimiz yassı ekmek yenir. Bu ekmeğe bazen taze tereyağı da süren Pakistanlılar, bazen de bu ekmekle "Curry" (köri) denilen et veya sebzeden yapılan yemeği yerler. Öğle yemeği saat 12.00'ye doğru, hafif şeyler yenerek geçiştirilir. Ama akşam yemeği yine sıcak yemektir ve tüm aileyi bir araya toplar. Akşam yemeğinde genellikle et ve sebze körileri nan, çapati, puri gibi yassı ekmeklerle yenir.
Pakistan Mutfağı'nda et, sebze ve bakliyat az çok eşit şekilde tüketilir. Ekmek ve pirinç de mutfağın vazgeçilmez öğelerindendir. Pirinç, haşlanmış olarak yendiği gibi kırmızı ve beyaz etlerle ve sebze ile birlikte de pişirilir.

Türkiye İle İlişkiler

 

Türkiye'nin Pakistan'la ilişkileri, Pakistan'ın bağımsız bir devlet olarak kurulduğu 14 Ağustos 1947 tarihinden itibaren tarihten gelen yakın dostluk ve kardeşlik bağları temelinde şekillenmiştir. Pakistan'ın yardıma en çok ihtiyaç duyduğu anda ülkemizin tereddüt etmeden yardıma koşacağı inancı hem resmi makamlarda hem halkta hakim kanaattir.

Türkiye Pakistan’la ilişkilerine büyük önem vermektedir. Her iki ülke de ilişkileri daha da ilerletmek ve çeşitlendirmek için güçlü siyasi iradeye sahiptir.

Nitekim, Sayın Başbakanımızın 24-26 Ekim 2009 tarihlerinde Pakistan’a yaptığı ziyaret sırasında, ilişkilerin daha da yoğunlaştırılması amacıyla Başbakanların eşbaşkanlığında görev yapmak üzere Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kurulmuştur. Öte yandan, Sayın Cumhurbaşkanımızın 30 Mart-2 Nisan 2010 tarihlerinde Pakistan’a gerçekleştirdiği ziyaretin başlıca bir hedefini, mükemmel düzeydeki mevcut siyasi ilişkilerimize paralel olarak ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi teşkil etmiştir.

Pakistan, bölgesel istikrarın sağlanması çabalarına önemli katkılarda bulunan kilit bir ülkedir. Pakistan’ın istikrarı, sadece Pakistan halkının refahı bakımından değil, aynı zamanda bölge açısından da önemlidir. Türkiye, Pakistan’ın terörizm ve aşırıcılığa karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye ve sonuçlandırmaya muktedir olduğuna inanmaktadır. Bu süreçte Türkiye, Pakistan’ın ihtiyaç duyacağı her türlü yardımı imkanları ölçüsünde sağlamaya hazırdır.

Bölgesel sorunların çözümü için bölgesel işbirliğinin tesis edilmesinin gerekli olduğuna inanan Türkiye, 29-30 Nisan 2007 tarihlerinde Ankara’da yapılan Zirve Toplantısı’nın ardından yayınlanan Ankara Bildirisi temelinde tesis edilen Türkiye-Pakistan-Afganistan Üçlü Zirve sürecine de büyük önem atfetmektedir. Zirve toplantılarının dördüncüsü 25 Ocak 2010 tarihinde İstanbul’da düzenlenmiştir.

Pakistan ile ticaretimiz son yıllarda ivme kazanmış, 2003 yılında 262 milyon dolar olan ticaret hacmimiz, 2008 yılında 741 milyon dolara yükselmiştir. 2009 yılında ise küresel krize rağmen ticaret hacmimiz 2008 yılına göre %5,5 oranında artış göstererek 782 milyon dolara çıkmıştır. Bu dönemde ihracatımız 163 milyon dolar, ithalatımız ise 619 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

Pakistan’a olan ihracatımız, 2009 yılı itibariyle Pakistan’ın toplam ithalatının sadece %0,4’üne tekabül etmektedir. Pakistan’ın ülkemize olan ihracatı ise Türkiye’nin toplam ithalat kapasitesinin ancak %0,4’ü düzeyindedir.

2008 yılı verilerine göre Pakistan’dan gerçekleştirdiğimiz ithalatın %81’i tekstil ve hazır giyim ürünlerinden oluşmaktadır. Aynı yıl itibariyle bu ülkeye ihracatımızdaki başlıca maddeler ise ulaşım araçları ve makineler (%32), kimyasallar (%18) ile tekstil ve hazır giyim ürünleridir (%15).

2009 yılı Ocak ayı itibariyle, ülkemizde toplam sermayeleri yaklaşık 42 milyon TL olan 73 adet Pakistan menşeli firma faaliyet göstermektedir.

Müteahhitlik sektörü, ülkemizle Pakistan arasında işbirliği yapılabilecek önemli sektörlerden biri olarak ön plana çıkmaktadır. 1990’lı yılların başlarından bu yana, Türk müteahhitlik firmaları Pakistan pazarında faaliyet göstermektedir.

Pakistan’ın 2020 yılına kadar belirlediği su stratejisi çerçevesinde önümüzdeki yıllarda gerçekleştirilmesi öngörülen baraj projeleri bu meyanda dikkat çekmektedir.

Ekonomik ve ticari ilişkiler kapsamında son dönemde;

- Türkiye-Pakistan İş Forumu Toplantıları (Nisan 2010 – İslamabad ve Lahor)
- Türkiye-Pakistan CEO Forumu Birinci Toplantısı ( Ekim 2009 – İslamabad)
- Türkiye-Pakistan Karma Ekonomik Komisyon 13. Dönem Toplantısı (Ekim 2009 – İslamabad)
- Türkiye-Pakistan İş Konseyi’nin Dördüncü Toplantısı (Haziran 2004 – İstanbul) gerçekleştirilmiştir.

Pakistan’dan ülkemize gelen turist sayısı son yıllarda artış göstermektedir. 2009 yılında 24 bin Pakistanlı turist ülkemizi ziyaret etmiştir.